Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
LCD’lerin_CRT’lerden_üstün_oldukları_teknik_özellikler
10.09.2011, 10:35 (Bu konu en son: 19.01.2012 tarihinde, saat: 20:05 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: yönetici.)
Yorum: #1
LCD’lerin_CRT’lerden_üstün_oldukları_teknik_özellikler
LCD’lerin CRT’lerden üstün oldukları teknik özellikler:
Kontrast: Zıtlık oranı olarak da bilinen bu kavram, en parlak ve en koyu renklerin ışıma gücü (luminosity) arasındaki orana verilen addır. Kontrast oranı ne kadar fazla olursa, beyaz ile siyahın arasındaki zıtlık da o kadar fazla olur. Yani beyaz tam beyaz, siyah tam siyah görünür.
Tüketim: LCD panellerin tüketim miktarları, CRT’lere oldukça azdır. Örneğin 19 inçlik bir CRT Flat monitör ortalama 120 Watt güç tüketirken, 19 inç bir LCD monitör en fazla 40 Watt çekmektedir.
Görüntü Kalitesi: LCD’lerde kontrast oranının yüksekliği ve nokta aralığının azlığına bağlı olarak CRT’lere göre çok daha keskin ve parlak görüntü elde edilebilmektedir. Görüntü kalitesi üzerinde büyük rol oynayan renk kalitesi olarak da, LCD’ler daha iyi sonuç vermektedir.

LCD’lerin CRT’lerden zayıf oldukları teknik özellikler:
Çözünürlük: LCD’ler sahip oldukları ekran oranı ve piksel sayısına bağlı olarak fabrika çıkışlı olarak belli bir doğal çözünürlüğe sahiptir. Bu çözünürlük dışına çıkıldığında düzen bozulur ve cihaz özel birkaç metod uygulayarak görüntüyü oluşturur. Fakat bu metodların hepsi görüntünün keskinliğini bozar ve LCD’ler doğal çözünürlükleri dışında bulanık ve donuk görüntü verirler.
Nokta Aralığı: LCD’ler nokta aralığı konusunda CRT’lere nazaran biraz daha kötüdür. Kaliteli CRT monitörlerde nokta aralığı yani her bir piksel arasındaki görüntülenmeyen aralık değeri 0.15mm’lere düşebilmektedir. Fakat bu değer en iyi LCD monitörlerde dahi 0.22mm’den küçük olamamaktadır. Bu nedenle LCD’ler bu konuda iu anlık geridedir. Fakat bu onlar için bir dezavantaj oluşturmamaktadır. Çünkü LCD’lerin sahip olduğu yüksek kontrast oranı sayesinde çok keskin görüntüler elde edilebilmektedir. Bu nedenle nokta aralığı küçük ve yüksek kontrast oranına sahip LCD monitörler en keskin görüntüyü vermektedir.
Tepki Süresi: Tepki süresi bir komutun alındıktan sonra ekranda görüntülenmesine kadar geçen süre olarak tanımlanabilir. Tepki süresinin düşük olması istenen yerlerde, örneğin; oyun ve filmlerde CRT monitörler avantajlıdır. CRT monitörlerde 0.1ms’nin altında tepki süreleri varken, LCD’lerde bu değer en düşük 1ms seviyelerinde kalmaktadır. Bu özellikle çok hareketli görüntülerde, gölgeleme efektine neden olmaktadır. Literatüre “ghosting” olarak geçen bu olay, hareketli bir görüntünün arkasında onun gölgesi şeklinde ortaya çıkar. Örneğin bir aksiyon filminde hızla hareket eden bir uçağın, arkasında sanki gölgesi varmış gibi bir silüet oluşur. Bu insanın gözünü yoran birşeydir ve LCD’lerde film izleyenlerin gözlerinin kanlanması ve yaşarması bu sebeptendir. Tepki süresi LCD’lerde en düşük 1ms’dir. Ama hiçbir monitör sürekli 1ms’lik tepsi süresi sağlayamazlar. Çünkü bahsi geçen 1ms’lik değer gri tonları arasındaki geçiş süresine bağlı olarak hesaplanır. Siyah-beyaz geçişleri arasında ise bu değer 25-30ms’lere varabilmektedir. Bu nedenle özellikle fps(first person shooter) tarzındaki bilgisayar oyunlarında, profesyonel oyuncular genellikle CRT monitörleri tercih etmektedirler.
Görüş Açısı: LCD’lerin en dezavantajlı oldukları nokta budur. Önceleri pasif matris panellerde çok az olan görüş açısı, aktif matris TFT panellerde çok daha iyi değerlere kavuşmuştur fakat yine de tatmin edici seviyelerden uzaktır. CRT monitörlerin görüş açısı LCD’lere göre çok daha fazladır. Bu sayede CRT monitörde film izleyen 5 kişinin hepsi aynı hazzı alabilirken, LCD’lerde yandan bakanlar karanlık ve renkleri bozuk görüntüyle izleyebilmektedir.

Son olarak; karar verme aşamasına geldiğinizde bizzat gidip cihazların tümüne yakından bakarken görüntüleri karşılaştırmanızı ve ona göre bir tercih yapmanızı öneririm. HD bir film oynatılan LCD’ye bakıldığında şu 3 faktör doğrudan göze çarpacak şekilde kendini belli eder.

Birincisi ekran parlaklığı; cihazın teknik verilerine bakmaksızın aynı ortamda bulunan cihazlardan parlak görüntü veren hemen kendini belli eder. Bu parlaklık etrafa yaydığı ışık şeklinde değil, parlaklıkla beraber beyazın ne kadar gerçek beyaz, siyahınsa ne kadar gerçek siyah(kopkoyu) gibi gözükmesi ve görüntünün de buna bağlı olarak ne kadar keskin ve net gözüktüğüyle alakalıdır.

İkinci olarak görüntüdeki kareleşme; görüntüye yakından bakınca küçük noktalar görülmeli yani kare değil nokta gözülmelidir. Eğer blok halinde karelerden oluşan bir görüntüye bakılıyorsa video encode işlemi TV tarafından iyi yapılamıyor demektir ve o LCD’den şiddetle uzak durulmalıdır. Görüntüye yakından bakınca içinde siyah küçük noktacıklar varsa kesinlikle problem değildir. Bu noktacıklar izleme mesafesinden bakıldığında görüntünün keskin olacağının teminatıdır. Küçük kareciklerden oluşan görüntülerde ise, özellikle hareketli sahnelerde iyice bulanık bir görüntü oluşacağı ortadadır.

Üçüncüsü ise görüntü akıcılığı; bu benim için diğer ikisinden de önde gelir ve akıcı bir görüntüyü en kritik özellik olarak kabul ederim. Cihazların üzerlerindeki yapıştırmalarda “motion” ile başlayan özelliklerde cihazın kaç Hz görüntü verebildiği yazar. İşte 100 Hz ve üzeri iyidir, 200 Hz ise mükemmeldir gibi… Ama yine cihazlara yanyana bakarken bazı teknik verilerin gerçeklerle örtüşmediğine tanık olabilirsiniz. Yani mesela 100 Hz Motion Plus vs. gibi cafcaflı etiketleri ve iyi teknik özellikleri bulunan bir cihaz yanındaki standart LCD’ye göre sanki görüntü takıla takıla ilerliyormuş hissi verebilir. Her marka, modelden modele farklılık gösteriyor bu konuda; çünkü her markanın akıcılık yönünden iyi olan ve kötü olan modelleri mevcuttur. Görüntünün akıcı olmadığı ürünlerden ne kadar üst model bir cihaz olsa da uzak durulması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Çünkü bu izlerken gözlerde kanlanma ve baş ağrısına neden olabilecek ciddi bir konfor problemidir. Ghosting diye tabir edilen görüntünün ikileşmesi yani peşinde iz bırakması olayı da benzer konfor eksikliğine yol açmaktadır. Yani görüntünün hareketli sahnelerde de netliğinden fazla birşey kaybetmemesine çok dikkat etmelisiniz.

Sonuç olarak eve geldikten sonra süprizle karşılaşmamak için cihazı yerinde çalışırken görüp ona göre son kararı vermenizi şiddetle tavsiye ederim.
kullanıcının tüm mesajlarını bul
Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmeniz için Kayıt olmanız gerekmektedir.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 66,795
» Son Üye: ShaunteCag
» Toplam Konular: 19
» Toplam Yorumlar: 20

Detaylı İstatistikler

Son Yorumlar
Windows 7 Kullanıcı Hesab...
Son Yorum: yönetici
30.06.2012 13:07
» Yorumlar: 0
» Okunma: 3080
Vistada harddiskin asiri ...
Son Yorum: yönetici
04.04.2012 12:41
» Yorumlar: 0
» Okunma: 2906
Receiver master sifreleri
Son Yorum: yönetici
23.09.2011 18:18
» Yorumlar: 0
» Okunma: 4450
Windows 7 temaları
Son Yorum: yönetici
10.09.2011 15:59
» Yorumlar: 0
» Okunma: 2337
Google chrome
Son Yorum: yönetici
10.09.2011 15:53
» Yorumlar: 0
» Okunma: 3115
Internet Explorer - Micro...
Son Yorum: yönetici
10.09.2011 15:45
» Yorumlar: 0
» Okunma: 2057
Windows Live Messenger 20...
Son Yorum: yönetici
10.09.2011 15:37
» Yorumlar: 0
» Okunma: 2511
Arçelik/beko tlf 450 baz ...
Son Yorum: yönetici
10.09.2011 15:16
» Yorumlar: 1
» Okunma: 4075
LCD’lerin_CRT’lerden_üstü...
Son Yorum: yönetici
10.09.2011 10:35
» Yorumlar: 0
» Okunma: 3476
Lcd Televizyon Alırken Ne...
Son Yorum: yönetici
10.09.2011 10:33
» Yorumlar: 0
» Okunma: 2231

Kutu 1
Birinci Kutu

Kutu 2
İkinci Kutu